e
sv

Çocukların Zihinsel Gelişimi İçin Aileye Öneriler

avatar

Ömer Faruk Yılan

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Çocukların zihinsel gelişimi için aileye öneriler

Algı sistemleri, çocuklarımızın algılama, anlama, öğrenme dünyasını temelde çok etkiler.

Çocuklarımızın zihinsel gelişimleri için ailenin üstleneceği pek çok sorumluluk bulunuyor. Tabii ki bunların en başında huzur, sevgi, güven, adalet ve değerlilik dolu bir aile ortamı oluşturmak geliyor. Sıcak bir yuva, düzenli bir hayat tüm gelişim yolculuklarının temel direğini oluşturuyor. Zihinsel gelişim yolculuğumuzu değerlendirirken, çocuklarımızın algı sistemlerinin özellikle belli dönemlerde desteklenmesi çok önemlidir.

Algı sistemleri, çocuklarımızın algılama, anlama, öğrenme dünyasını temelde çok etkiler. Peki, nedir bu algı sistemleri? Algı sistemleri beyinle duyu organları arasında kurulan sistemler demektir. Bildiğiniz gibi çevremizdeki tüm mesaj ve bilgileri duyu organlarımız vasıtasıyla alırız. Öğrenmede ve zihin gelişiminde öncelikle görsel, işitsel ve dokunsal algı sistemlerimiz etkindir.

Gözler ile beyin arasında görsel algı sistemi, kulaklarla beyin arasında işitsel algı sistemi ve dokunma duyumuzla beynimiz arasında ise dokunsal algı sistemi kurulur. Zihinsel gelişimde, bilgiyi beyne ulaştıran bu sistemlerimiz çok önemlidir. Öyleyse aileler bu konuda neler yapabilir? Çocuklarımızın hassas olarak takip etmemiz gereken iki önemli gelişim süreci vardır. Algı sistemlerinin kurulum süreci: 0-2 yaşlar arası Dünyaya geliş ile birlikte iki yaşına kadar bir çocuk, algı sistemleri kurulum aşamasındadır.

Duyu organları ile beyin arasındaki sistemler, sinir yapılanması oluşur.

Bu dönemde ailenin yapabileceği en güzel şey, duyu organlarına etkili mesaj vermektir. Özellikle, öğrenmede gözler, kulaklar ve dokunma sistemleri daha önceliklidir. Bu yüzden gözlere, kulaklara ve dokunma duyusuna zengin mesaj vermeliyiz. Kısacası; Görsel algı için: Çocuklarımıza bol görüntü zenginliği sunmalıyız. Onları farklı farklı renkler, şekiller, parlaklık matlık, açıklık koyuluk gibi, gözleri ile beyin sistemini güçlendiren unsurlarla karşılaştırmalıyız.

İşitsel algı için: Çocuklarımıza ses ve söyleyiş zenginliği sunmalıyız. Farklı farklı sesler, ses iniş çıkışları, ses yüksekliği alçaklığı, melodi ve ritim gibi kulaklar ile beyin sistemini güçlendiren unsurlarla karşılaştırmalıyız.

Dokunsal algı için: Çocuklarımıza dokunsal zenginlik sunmalıyız. Değişik sertlikte, yumuşaklıkta, farklı sıcaklıklarda, pürüzlü pürüzsüz maddelere dokundurduğumuzda dokunma hassasiyeti ve bu algı sistemi daha etkin kurulum gösterecektir. Yine zihinsel gelişimde algılar için çok önemli bir devre daha vardır. Algı sistemlerinin gelişim süreci: 7-14 yaşlar arası Bu yaşlar arası dönem de çocuklarımızın zihin gelişimi için çok kritik bir dönemdir. Çünkü bu dönemde çocuğun hangi algısı daha çok desteklenirse o öne çıkar. Aileye düşen ise üç algı sisteminin hepsini birden geliştirmektir.

Algı sistemleri gelişim süreci, aynı zamanda okul dönemine denk gelen bir süreç olduğu için, bu dönemde öğretmenlerimiz de çok önemli ve etkilidir. Bir öğretmen, sadece öğrencileriyle görsel mesajlar paylaşıyorsa, görselliğine katkıda bulunur. Sadece konuşmasıyla ders anlatıp, hiçbir şey göstermiyor, uygulatmıyorsa işitselliğe katkı sağlar. Uygulamalar ve hareketlilikle ders işleyen öğretmenimiz de dokunsallığı desteklemiş olur. Özellikle bu devrede öğretmenlerimiz derslerini öyle sunmalıdır ki, hem göze, hem kulağa, hem de dokunsallığa hitap etmiş olsun.

Böylece bir taraftan öğrencilere konularını öğretirken, bir taraftan da zihinsel gelişimlerine yatırım yapmış olsun. Aile ve öğretmenlerin el ele vererek sağladıkları zihinsel gelişim desteği, çocukların tüm hayatlarında algılamalarını, anlama ve öğrenmelerini, hayatı anlamlandırmalarını çok etkileyecektir. Zekâ gelişiminin en büyük sırrı Zekâ düzeyini belirleyen parola şudur: Daha çok bilgi, bilgiler arası daha çok bağlantı…

Bu yüzden zekâ gelişiminin büyük sırrı; bilgiler arasında çok bağlantı kurmaktır.

Yani, aileye düşen ilk sorumluluk; bol bol çağrışım yaptırmak, bir şeyin neleri hatırlattığını düşündürmektir. “Bu neye benziyor, sana neleri hatırlatıyor, görünüşü sana neler hatırlattı, sesi nelerin sesine benziyor, dokunduğunda hangi şeyler aklına geldi?” gibi sorularla, çocuğumuzun zihninde devamlı bağlantı kurmasını sağlayabiliriz.

Çocuklarımızla benzetme, hatırlama, çağrışım yaptırma oyunları oynayabiliriz. Çocuklarımızın zihinlerini hep aktif tutabiliriz. Onları düşündüren sorularla sık sık buluşturabiliriz. Ailelerin, zekâ gelişimi için çocuklarıyla oynayabilecekleri en temel zekâ gelişim oyunu şöyledir: Çorap söküğü: En temel çağrışım oyunudur. Çocuğumuza bir sözcük veriyoruz. Bu sözcüğün hatırlattığı şeyleri saymasını istiyoruz. Ne kadar çok şey sayabilirse o kadar çok bağlantı kurulmuş olur. Mesela biz sözcük olarak “bardak” dedik. Çocuğumuz, hemen bu sözcüğü duyar duymaz aklına gelen sözcükleri saymaya başlıyor. “Tabak, su, sürahi, cam, çay, meşrubat, cam kırığı, sofra…” Mümkün olduğunca çok şey söylemesi ve farklı farklı alanları düşünmesi için teşvik ediyoruz. Bunun gibi pek çok çağrışım oyunu paylaşabiliriz. Çocuklarımızı okumaya ve her gün yepyeni şeyler öğrenmeye teşvik edebiliriz.

Zengin bir öğrenme çevresi oluşturarak, yeteneklerini keşfederek geliştirebiliriz. Atölye faaliyetleri ile öğrendiklerini farklı düşüncelere, eserlere dönüştürme fırsatı sunabiliriz. Zekâ gelişiminde çok önemli bir etkisi olan yabancı dil eğitimlerine yönlendirebiliriz. Zekâ düzeyini belirleyen parola şudur: Daha çok bilgi, bilgiler arası daha çok bağlantı…

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki içerik:

Evde Ek İşler İle Kazançlı Günler Sizi Bekliyor!